Davranışlar, herkesin kendisini seyrettiği bir aynadır
Goethe
Çok değer verdiğim meslektaşım Emekli Defterdar Avni Ataman bana bir anısını anlatmıştı.
1980’li yıllarda kendisinden önce görev yapan, görevinin ehli, bilgili, görgülü bir Malmüdürü vardır. Atandığı ilçe geleneklerine bağlı, Memurları genellikle yerel ve samimidir.
Malmüdürü’nün bir de odacısı vardır. Odacı dairenin temizliği ve bakımı ile birlikte getir götür ve posta işleriyle görevlendirilmiştir. Görevine bağlı ve verilen görevleri harfiyen yerine getirme yetisine sahiptir. Ancak saf, temiz ve tabiriyle iyi yönlü bir yarım akıllıdır. Kendisine boş zamanlarda dosya tanzimi, düzenleme gibi bir ek iş verilir ve bir masa gösterilir. Burası senin makamın olsun denir.
Günlerden bir gün, Malmüdürü makamına geçerken servise uğrar ve memurların halini hatırını sorar ve sorunlarını dinler. Ancak bu arada odacı için verlen masaya oturmuştur. Muzip bir memur, başka bir serviste olan odacıyı çağırarak “Bak müdür senin masana oturdu” der. Odacı buna içerlemiştir. Müdürün karşısına geçerek “O makam benim. Kalkın oradan” der.
Müdür odacının saflığını bildiği için ayağa kalkar, ceketini ilikler ve tebessüm ederek “Masa boş olduğu için oturdum. Buyurun masanıza” der ve makamına çıkar. Bu tavır, pek çok kişinin yapamayacağı bir olgunluk ve inceliktir. Durumu malum olan ve görevine bağlılığı bilinen personelini incitmemiştir.
Acaba günümüzde kaç yönetici, çalışanlarına buna benzer davranışları gösterebiliyor.
A.Kadir İLBAŞ
Leave a Reply