Adalet Mülkün Temelidir

Adalet Mülkün Temelidir


Özellikle adliyelerin duruşma salonlarında görürüz “Adalet Mülkün Temelidir” sözünü. Kuşkusuz bu sözü kim söylemiştir diye soranımız çok olmuştur. Genellikle okur geçeriz, bu sözü kim söylemiş diye düşünmeyiz. Tarihe ve insanlara mal olmuş bu tür özdeyişleri kimlerin söylediğinin araştırılmasının ve güzel söz söyleyenlerin isimlerinin de anılmasının faydalı olacağı düşünülmektedir. Bu güzel, yerinde söylenmiş ve zamanımıza kadar anlamını kaybetmemiş sözün sahibi Hz. Ömer’dir.

Adaletiyle ünlü Hz. Ömer 634-644 yılları arasında Halifelik yaptığı dönemde “Adalet Mülkün Temelidir” demiştir ve bunu da yönetiminde uygulamıştır. Arapça olan bu cümlenin orijinali “El Adlü Esasül Mülk” dür. Bunu günümüz Türkçe’sine uyarladığımızda Türk Dil Kurumunun sözlüğüne göre;

Adalet : Arapça

  1. Herkesin yasalarla tanınmış olan hakkını vermek, bu hakka ilişmemek ilkesi veya eylemi, tüze, Adalet, insanların  birbirlerine yaptıkları haksızlıkları düzeltmeye çalışır.
  2. Tüzeyi uygulayan, yerine getiren devlet örgütleri, suçlular adaletin pençesinden kurtulamazlar
  3. Eşitlik, …. Divanı devletler arasındaki bazı hukuk anlaşmazlıklarına bakan ve Merkezi Lehaye’de bulunan Uluslar arası bir mahkeme Adalet Sarayı, anlamındadır.

Mülk : Arapça

  1. Ev, dükkan, arazi gibi taşınmaz mal,
  2. Bir devletin ülkesi,
  3. Vakıf olmayıp, doğrudan doğruya birinin malı olan yer veya yapı, özelge anlamındadır.

Temel

  1. Bir yapının, sağlam dayanak buluncaya kadar, toprak içinde aşağıya doğru uzatılan dip duvarları, Evin temeli, köprünün temeli,
  2. Fels : Dayanak
  3. Mec : Bir şeyin gelişimi için gereken ilk öğeler. Büyük işler sağlam temellere dayanır. Bir iş temelinden çürür.
  4. Başlıca: Temel Düşünceler – Temel atmak –
  • 1- Bir yapının temellerini yapmaya başlamak
  • 2- Herhangi bir işe başlamak, bir yapının temeline konulan taş

anlamlarını taşımaktadır.

Kuşkusuz Adalet, Türk Dil Kurumu sözlüğündeki karşılığın 1 ve 2. maddelerini ifade etmektedir. Kısaca adalet, herkese yasal haklarını vermek, tüzeyi uygulamak ve suçlulara cezasını vermek anlamını taşımaktadır. Adalete doğruluk veya hak da diyebiliriz. Şüphesiz bir toplulukta adalet varsa orası huzurlu olur.

Mülk, burada ev, arsa v.s. değil de bir devletin ülkesi anlamındadır. Devletin egemenliği altında bulunan toprak bütünüdür.

Temel ise, dayanaktır. Sağlam zemindir. Bir ölçüde kusurların dayanağı ve ölçüsüdür. Kısaca ülkenin kuruluşunun ve işlerinin sağlam zeminlere oturmasıdır.

İşte bu üç sözcüğü, adalet, mülk ve temeli birleştirip tam olarak uyguladığınızda o ülkede işlerin yolunda gittiğinden kimsenin kuşkusu olamaz.

Ayrıca, adaletin uygulanmadığı bir ülkede işlerin yolunda gittiğini ve halkın iyi yönetildiği söylemek de mümkün değildir. Adalet duygusu zedelenen toplumlarda yönetici ile yönetilen arasında güvensizlik olur. Dolayısıyla insanlar yasa önünde eşit olmalı ve suçu işleyen kim olursa olsun cezasını çekmelidir.

Bir ülkede hukuk olmazsa neler olacağını düşünmek bile istemeyiz. Suç işlenecektir ve işlenen suçların cezasını verecek bir tüze yoksa orada yaşamak mümkün olmayacaktır.

İşte Hz. Ömer yaklaşık 1400 yıl önce Adalet Mülkün Temelidir demiş ve bunu uygulamış. Günümüze değin hiç değişmeden duvarlara asılmış. Duvarlara asılı olmakla birlikte esas olan bu cümlenin anlamına uygun uygulamaların yapılmasıdır.

Günümüze kadar kurulmuş olan ülkelerin ortaya çıkışı ve yok oluşu tabidir ki Adaletle ilgilidir. O nedenle insanlık tarihi sürekli adalet arayışı içinde olmuştur. Şüphesizdir ki çürük temellere dayalı adalet günün birinde bozulmaya mahkum olacaktır. Unutulmamalıdır ki, devlet adil olduğu sürece güçlüdür.

İşte bu bilinçte olan Hz. Ömer 1400 yıl önce devletini sağlam temeller üzerine kurmak ve adaleti sağlamak için devlet yönetimini düzenlemiştir. Hz. Ömer devleti kurumsallaştırdı. Siyasi, askeri ve mali kurumlar oluşturdu. Hz. Ömer’in adalet anlayışı halen devletlere yol göstermeyi sürdürmektedir ve Hz. Ömer, geleceğe bir devlet dersi vermiştir.

SONUÇ

Adalet Mülkün Temelidir. Bu ilke 1400 yıl boyunca özelliğini korumuş ve günümüze kadar ulaşmıştır. Adeta hukuk sistemimizle bütünleşmiştir. Bu ilke benimsendiğinde adalet ilelebet mülkün temeli olarak kalacaktır. Adaletin mülkün temeli olduğu ülkelerde huzur ve güven ortamı kendiliğinden oluşmaktadır.

A.Kadir İLBAŞ


A.Kadir İLBAŞ

1971 yılında Ankara Ulus ve Yeğenbey Vergi Dairesi Müdür Yardımcısı, 1974 yılında Konya 1 Nolu Vergi Dairesi Müdürü ve 1977 yılında Rize Defterdarı olarak görev yaptıktan sonra sırasıyla Rize, Nevşehir, Zonguldak, Denizli, Çorum, Erzurum ve Sivas illerinde Defterdar olarak görev yapmış ve görevleri sırasında pek çok ilde çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının yönetim kurulu üyeliklerinde bulunmuştur.

Bir Cevap Yazın