Doğrudan Temin Usulü Nedir?

Doğrudan Temin Usulü Nedir?


Bilindiği gibi 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 18 maddesinde ihale usulleri belirtilmiştir. Bunlar açık ihale, belli istekler arasında ihale ve pazarlık usulüdür.

DOĞRUDAN TEMİN USULÜ:

Bunların dışında bir de doğrudan Temin Usulü vardır. Ancak, Devlet İhale Kanunun değişik 18 Maddesiyle doğrudan temin usulü bir ihale usulü olmaktan çıkartılmıştır. Devlet İhale Kanunun 22. Maddesiyle Doğrudan temin usulüne bir düzenleme getirilmiş ve buna göre maddede belirtilen hallerde ihtiyaçların ilan yapılmaksızın ve teminat alınmadan ihale yetkililerince görevlendirilecek kişi yada kişilerce piyasada fiyat araştırması yapılarak ihtiyaçların temin edilmesi mümkündür.

Görüldüğü gibi doğrudan temin usulü belli şartların taşınması ve devamlı olması koşuluyla hizmet ve alımlarda pratik bir çözümdür. Bu suretle hizmet ve alımları zaman kaybetmeden ve bir takım formalitelere girmeden alımlar yapılabilmektedir. Böylece hastane ve benzeri diğer kuruluşlarda hizmet alımları zamanında gerçekleşebilmektedir.

Buna göre Doğrudan Temin Usulü ihale usullerini içermekte ise de bir ihale usulü olmaktan çıkartılmıştır.

DOĞRUDAN TEMİN USULÜNDE SORUMLULUK VAR MIDIR:

Doğrudan temin usulüne göre yapılacak alımların sürekli devam etmesi halinde, Yasanın Temel İlkeler başlıklı 5. Maddesinde hükümlere dikkat edilmesi gerekir. Temel İlkeler başlıklı 5. Madde;

İdareler, bu kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenliği, gizliliği, Kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarda ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur.

Aralarında kabul edilebilir doğal bir bağlantı olmadığı sürece mal alımı, hizmet alımı ve yapım işleri bir arada ihale edilemez.

Eşik değeri altında kalınmak amacıyla mal ve hizmet alımlarıyla yapım işleri kısımlara bölünemez.

Bu kanuna göre yapılacak ihalelerde açık ihale usulü ve belli istekler arasında ihale usulleri temel usullerdir.

Ödeneği bulunmayan hiçbir iş için ihaleye çıkılamaz.

İlgili mevzuat gereğince Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu gerekli olan işlerde ihaleye çıkılabilmesi için ÇED olumlu belgesinin alınmış olması zorunludur. Ancak doğal afetlere bağlı olarak acilen ihale edilecek yapım işlerinde ÇED raporu aranmaz.

Denilmiştir.

Diğer taraftan yasanın 22. Maddesinin (d) bendinde

Büyükşehir Belediyesi sınırları dâhilinde bulunan idarelerin 15 milyar, diğer idarelerin 5 milyar Türk lirasını aşmayan ihtiyaçları ile Temsil ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılacak, Konaklama Seyahat ve İaşeye ilişkin alımlar;

Denilerek konunun sınırları belirlenmiştir.

Maddedeki hususları inceleyecek olursak, bu usulde bir defada kullanılacak limitin idarenin Büyükşehir Belediyesi dâhilinde ve haricinde bulunması halinde farklı olmasıdır. Diğer yandan yasa koyucu 4734 ün 22. Maddesinin ( d ) bendinde;

<<….. İhtiyaçlar ile temsil ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılacak konaklama, seyahat ve iaşeye ilişkin alımlar. >>

Diyerek, bir yandan ihtiyaç kelimesinin kapsadığı genişlik ile idarenin ihale yetkilisine geniş yetkiler tanımış, diğer yandan da konaklama, seyahat ve iaşeye ilişkin alımları temsil ve ağırlama faaliyetleriyle sınırlı tutmuştur.

Burada dikkat edilmesi gereken konu, maddenin sadece ( d ) bendindeki parasal sınırlamadır. Diğer bentlerde ise parasal sınırlama yoktur. Bu nedenle yasanın 5. Maddesindeki;

<< Eşik değeri altında kalınmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez.>>

Hükmünü 22. Maddesinin tümü için geçerli olduğu düşünülmelidir.

Ayrıca, aynı yasanın idarelerce uygulanması gereken diğer kurallar başlıklı 62. Maddesinin ( ı ) bendiyle 21 ve 22. Maddeler uyarınca yapılacak alımlar için kurum bütçesine bu amaçla konulan ödeneklerin % 10 unu kamu ihale kurumunun uygun görüşü olmadan aşamayacakları şeklinde konulan hükmün de dikkate alınması gerekmektedir.

İdare ihtiyaç duyduğu ve madde kapsamına giren işleri gerçekleştirirken kanunun temel ilkelerini gözetmek ve kanunun öngördüğü usul ve esaslara uymak zorundadır. İşte bu çerçevede ihale talimatını veren ihale yetkilisinin sorumluluğu vardır.

DOĞRUDAN TEMİN USULÜNDE TEMİNAT ALINMIŞSA NE OLUR

4734 SAYILI Kamu İhale Kanunun değişik 22. Maddesinin birinci paragrafında, Madde metninde belirtilen hallerde ihtiyaçların, ilan yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın Doğrudan Temin Usulüyle karşılanabileceği ve son paragrafında ise bu maddeye göre yapılacak alımlarda, İhale Komisyonu Kurma ve 10. Maddede sayılan yeterlik kurallarını arama zorunluluğu olmaksızın ihale yetkililerince görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasa araştırılması yapılarak ihtiyaçların temin edilebileceği belirtilmiştir. Buna göre bir duyuru yâda ilan yapmadan idare ihtiyaçlarını zaman kaybetmeden temin edebilmektedir.

Öte yandan 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun 6. Maddesi sözleşme türlerini, 7. Maddesi ise sözleşmede yer alması gereken zorunlu konuları belirlemiştir. Ayrıca, aynı yasanın 20. Maddesi idarenin sözleşmeyi Fes etmesi başlığını taşır ve buna göre,

Aşağıda belirtilen hallerde idare sözleşmeyi fes eder.

  1. Yüklenicinin taahhüdünü İhale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az 20 gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarlara rağmen aynı durumun devem etmesi,
  • Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin yasanın 25. Maddesinde sayılan yasak ve davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi,

Hallerinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.

Hükmündedir.

Her ne kadar teminat alınmaz denilmekte ise de, idare hizmet ve alımların sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için sözleşme gereği teminat alabilmekte ve de konuyu bu çerçevede değerlendirdiğimizde Doğrudan Temin ile mal ve hizmet alımlarında, sözleşme hükümleri gereğince kesin teminat alınmış ve yüklenici sözleşme hükümlerine aykırı davranmışsa alınan teminat verilmez ve bütçeye irat kayıt edilir.

Kuşkusuz işin usulüne göre bitmesi veya mal ve hizmetin gerçekleşmesi halinde ise teminatı kendisine iade olunur.

SONUÇ:

Doğrudan Temin Usulü bir ihale türü değildir.

Doğrudan Temin usulüne göre sözleşme gereği Kesin teminat alınmış ve yüklenici sözleşme hükümlerine göre aykırı davranmışsa Kesin teminat verilmez ve hazineye irat kaydedilir.

Mal ve hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünmez ve ihale yetkilisininde sorumluluğu vardır.

A.Kadir İLBAŞ


A.Kadir İLBAŞ

1971 yılında Ankara Ulus ve Yeğenbey Vergi Dairesi Müdür Yardımcısı, 1974 yılında Konya 1 Nolu Vergi Dairesi Müdürü ve 1977 yılında Rize Defterdarı olarak görev yaptıktan sonra sırasıyla Rize, Nevşehir, Zonguldak, Denizli, Çorum, Erzurum ve Sivas illerinde Defterdar olarak görev yapmış ve görevleri sırasında pek çok ilde çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının yönetim kurulu üyeliklerinde bulunmuştur.

Bir Cevap Yazın