Olgun insan güzel söz söyleyen değil,
Konfüçyus
Söylediğini yapan ve yapabileceğini söyleyendir.
1980’li yıllar. Nevşehir’in Valilik binasına ihtiyacı vardı. Valilik, eski kaymakamlık binasında hizmet veriyordu ve ihtiyaçları karşılayamıyordu. Uzun süredir çözülememiş ve kördüğüm olmuş bir konuydu. Nevşehir halkı ve ileri gelenlerinin bir kısmı hükumet konağının şehrin girişine, bir kısmı ise şehrin çıkışına yapılmasını istiyorlarmış ve bu nedenle hükumet konağı bir türlü yapılamamış.
Valimiz aynı zamanda Belediye Başkanlığını da yürütüyordu. Bu konuyu ele almış, çalışmaları başlatmış, şehrin Ürgüp ve Avanos girişi yönünde boş ve kısmen bazı konutlar bulunan bölgenin hükumet konağı alanı olarak belirlenmesi için Belediye encümeninden imar kararı çıkartmıştı.
O yıllarda ben de uzunca bir süredir Vali yardımcılığına vekalet ediyordum. Dolayısıyla vatandaşlarla biraz daha iç içe görev yapıyordum ve olaylara yakındım. O dönemde halk arasında hükumet konağının yerini beğenmeyen kişiler rahatsız oluyor ve dava yoluyla imar planının iptali düşünülüyordu.
Bu rahatsızlığı, kararlılığının ifadesi olarak Vali Bey bana şöyle aktarmıştı. “Hükumet konağını yukarı yapsan yukarıdaki insanlar, aşağı yapsan aşağıdaki insanlar rahatsız olacak. Bu konu 40 yıldır çözümlenmemiş ben çözeceğim ve de buna ihtiyacımız var. Nevşehir il olmuş valilik hala kaymakamlık binasında görev yapıyor bundan sen de rahatsızsın. Ben ilin valisiyim ve aynı zamanda belediye başkanıyım. Söz konusu yeri imarda hükumet konağı olarak belirledim. Bunu krokileri ve kararı ile defterdarlığa gereği için aktaracağım. Bu durumda sen ne yapacaksın?” Ben de, “Vali bey, başka bir alternatif yoksa, her şey bitmiş. Bende buranın kamulaştırılması ve hükumet konağı yapılması için ilgili çalışmaları başlatacağım ve Bakanlığıma yazarak izin ve ödenek isteyeceğim.” Vali bey de “Defterdar bey öyle ise üzerine düşen görevi yap da bu çıkmazdan kurtulalım” demişti.
Aynı zamanda istimlak komisyonu başkanı olduğum için yasa gereği komisyon oluştu ve bir süre sonra istimlak gerçekleşti, kimileri bedel davası açtı kimileri açmadı ve söz konusu yerin kamulaştırılması gerçekleşti. Bu arada Bayındırlık Müdürü ile bir kaç kez Ankara’ya giderek plan ve proje çalışmalarını da başlattık. Böylece ilk harç koyan bizler olduk. Nevşehir il olduğu günden beri beklenen ve hizmetlerin bir araya toplandığı büyük bir hükumet konağına kavuşmuş olacak. Hayırlı olsun devamını bizden sonrakiler yürütecektir.
Her zaman takdir ettiğim kusursuz, mükemmel ve kararlı bir devlet adamı olan Vali sayın Ahmet Başsoy’u şükranla ve rahmetle anıyorum.
Bu gibi konularda kuşkusuz kararlılık önemlidir. Onlar bunu, bunlar şunu söyleyecek kaygısı olursa, otorite ve kararlılık olmazsa konu hiçbir zaman çözülmez veya sürekli ertelenir. Bu gibi durumlar ise devlet hizmetinin aksamasına neden olur. Konuyu biz de askıya almış olsaydık, belki çözülemeyecekti belki de bir kez daha ertelenip daha geç çözümlenecekti. Bu da maliyet ve hizmet açısından olumsuzluklara neden olacaktı.
A.Kadir İLBAŞ
Leave a Reply