Tarihi eser niteliği olan Aşıkpaşazade’nin tarih kitabında Osmanlı tarihindeki ilk vergi uygulaması konusundaki bilgiler sadeleşmiş biçimiyle şu şekilde aktarılmıştır.
Osman Gazi zamanında, Germiyan’dan bir kişi gelir ve pazarın BAÇ’ını (Gümrük vergisi) bana satın der. Osman Gazi BAÇ’ın ne olduğunu sorar. “Pazarda satış yapan her kişi için 2 Akçe alırım” diye cevap verir. Osman Gazi, “Senin pazarcılardan alacağın mı var?” diye sorar. “Bu bir töredir” cevabını alır. Bunun üzerine Osman Gazi rıza gösterir ve Osmanlı tarihindeki ilk vergi uygulaması başlamış olur.
Böylece devlet olmanın ilk adım atılır ve vergi kavramı da doğar. Zira vergi, devletler için önemli bir unsurdur ve devletlerle birlikte oluşur.
Daha sonraları, vergi teşkilatı genişler ve “defterdarlık” makamına ihtiyaç duyulur. İlk defterdarlığın ne zaman kurulduğu tam olarak bilinmemekle birlikte Maliye Bakanlığı’nca yayınlanan “Maliye Teşkilatı Tarihçesi ve Mevzuatı” adlı kitaptan ve maliye teşkilatının oluşumuna ışık tutan kaynaklardan sadeleşmiş ve orijinal şekliyle edinilen bilgilere göre;
Osmanlı Devleti’nde, maliye teşkilatının başında bulunan memura “Defterdar” ünvanı vermiştir. Bu aslında bugünkü anlamda Maliye Bakanı’nın karşılığı bir makamdır.

Defterdar (Ârif Mehmed Paşa, Mecmûa-i Tesâvîr-i Osmâniyye, İstanbul 1279, lv. 10)
Sultan Mehmet Han-ı sani (Fatih) tarafından kendi dönemine kadar geçerli olan kanunların bir araya toplanılması suretiyle meydana getirilen (Kanunnamei-Mehmedi) Kanunnamei Ali Osman’da Defterdarın yetkisi ve görevi aşağıdaki gibi sıralanıyor.
“Bilgi ki evvela vüzera ve ümeranın veziriazam başıdır Cümlenin Ulusudur. Cümle umurun vekili mutlakıdır ve Malımın Vekili Defterdarımdır ve ol nazırıdır ve oturmada durmada veziriazam cümle Mukaddemdir.”
İşte bu kanunnameyle ilk defa Defterdarın görev ve yetkileri belirtilmiştir ancak, defterdarlığın hangi padişahın zamanında oluştuğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, ilk defterdarın Birinci Murat’ın son senelerine doğru veya halefi Beyazıt’ın zamanında tayin edilmiş olması Muhtemel gözükmektedir. Bu fikre Avusturya Tarihi müellifi değerli Müdekkik Hüseyin Hüsamettin efendi iştirak etmiş ve ilk Defterdar olmak üzere birinci Murat zamanında Mihaliç Kadısı Çelebi bin Mehmet’in (774-775) senelerinde tayin edilmiş olmasının muhtemel olduğunu yazmıştır. Yıldırım Beyazıt zamanında Defterdar’ın Mevcudiyeti oğlu çelebi Sultan Mehmet’in Şehzadeliğinde Amasya Valisi bulunduğu sıralarda şair Zahiri’nin Defterdar oluşuyla sabittir. Ancak, ilk defterdarın Sinan Çelebi olduğu da kayıtlara geçmiştir.
Ayrıca, Defterdarların, Fatih Sultan Mehmet zamanında çıkartılan,”Kanunnamei Ali Osman” da gerek vazifesi gerekse mertebesi için şu hükümler yer almaktadır;
“Defterdarlar cümle malımın nazırı olup umuru alem ona müfevvezdir. Anın emirsiz olmaz ne bir akçe dahil ve hariç olur ve anın kaderi Rumeli beylebeyliği ile beraberdir”
Yani, buna göre Defterdar mülklerin temsilen ve hukuken sahibidir ve defterdarın emri olmadan bir kuruş dahi sarf edilememektedir.
İcraat da hür ve müstakil olan sadrazamın Defterdarlarla müşavere etmesi lüzumunuda Kanunname tasrih ediyor: “Umuru saltanatı veziriazam vüzera ile ve defterdarlar ile mesveret ederler. Anlardan gayri kimse vakıf olmaya.”
“Baş Defterdarım dahi veziriazam ile müşavere ederler.”
Bayram tebriklerinde de defterdarlar, musul şerefine nail olurlar ve padişahlar vezirlerdeki gibi ayakta kabul edilirlerdi..”Vüzerama ve Kadı askerlerine ve Baş Defterdarıma ve Nişancıya kendim kalkmak kanunumdur.” İfadesi, Fatih Sultan Mehmet’e aittir.
Defterdarlara vezirler gibi has da verilirdi. Bu miktar “altı kere yüzbin akçe” olarak belirtilmiştir. Yine, Defterdarlara (Kanunname Sayfa 29) vezir gibi tekauddiye ödenirdi. Defterdarlar diğer devlet erkanı gibi sadrazamla birlikte sefere iştirak ederlerdi.
On altıncı asrın ortalarından itibaren teşkilat genişleyerek görevler açısından farklı bölümlere ayrılmış, on sekizinci asrın sonunda ise birtakım yeni müdürlükler oluşması suretiyle daha geniş bir taksimata tabi tutulmuştur.
Uzun yıllar, Osmanlı Devletinde bugünkü karşılığı ile Maliye Bakanı olarak görev yapan Defterdarların yetkileri günümüzdeki şekliyle daraltılmıştır.
Öte yandan Kültür ve Turizm Bakanlığınca yayınlanan, Defterdar Sarı Mehmet Paşa’nın “Devlet adamlarına öğütler” adlı kitabında Osmanlı’da defterdarların konumları, yeri önemleri ve çektikleri zorluklarla, bazı defterdarların görevler uğruna baş verdikleri anlatılmaktadır. Defterdar Sarı Mehmet Paşa, kitabının bir bölümünde makam sahiplerinin ve defterdarlığın özelliklerini şöyle anlatıyor:

“Makam sahiplerini kendisinden, başkasının buyruğu altına sokmamak gerekir.”
Özellikle Devlet hazinesinin defterdarı olan kimse; emanet vekarını üzerinde toplamış, doğruluk prensiplerini gözetip çok yıllardan beri hazine gelirini artıran ve işleri düzgün yola koymakta eksiksiz çaba gösteren ve kalem işlerini doğru yola koyup düzeltmeye söz götürmez şekilde önem vererek ödevinin gereklerini yerine getiren, askerlerin gereç ve ayıklarını zamanında ödeyen; sözün kısası, doğrulukla ve eksiksiz “her işin adamı vardır” denilmeye yakışır tedbirli, kalem işlerinde bilgili, ağırbaşlı, tecrübeli, doğru ve dindar olup devler malının toplanmasında ve tahsilinde tam yeterli bir kimse olmak gerekir. Ehliyetsiz olup o yüksek rütbeye layık iken, bazı yakınlarının rica ve kayırması ile veyahut kendisine bağlılık ve yakınlığı olmak hesabıyla tayin yapmayalar.”
Daha sonraları ise, miladi 1837 yılına gelindiğine ,Osmanlı genişlemiş ve İmparatorluk olmuş ve işte o yıllarda Maliye teşkilatında da değişimler yapılmış ve Maliye nezareti oluşmuştur.
Maliye Nezaretinin yapılanması ilk defa aşağıdaki gibi oluşmuştur.
A – MUHASEBAT
- Maliye Muhasebesi
- Sergi Muhasebesi
- Ceride Muhasebesi
- Esham Muhasebesi
- Mukattaat muhasebesi
- Evkaf Muhasebesi
- Zecriye Muhasebesi
B- AKLAM
- Maliye Mektubi Kalemi
- Evamir Mektubi kalemi
- Ebniyei Mektubi kalemi
- Feshane Kalemi
- Cizye Kalemi
- Zahire Kalem
- Anbar Kalemi
- Derya Kalemi
Şeklinde önemli ve köklü bir değişiklik yapılarak defterdarlık genişletilerek Maliye Nazırlığı (bugünkü anlamda Maliye Bakanı) oluşmuştur. İlk Maliye nazırı ise 1837 de atanan Abdurrahman Nafiz Paşa’dır.
Daha sonra 29.5.1936 tarihinde 2996 sayılı Maliye Vekaleti Teşkilatı ve Vazifeleri Hakkındaki Kanun yürürlüğe girmiştir. Bu kanuna göre merkez ve taşra teşkilatı:
MERKEZ TEŞKİLATI
- Müsteşar ve daireleri
- Hususi kalem müdürlüğü
- Mali tetkik heyeti
- Teftiş heyeti
- Hukuk müşavirliği
- Bütçe ve mali kontrol umum müdürlüğü
- Muhasebat umum müdürlüğü
- Varidat umum müdürlüğü
- Nakit işleri umum müdürlüğü
- Muntazam borçlar umum müdürlüğü
- Milli emlak umum müdürlüğü
- Darphane ve damga matbaası müdürlüğü
- Tahsilat umum müdürlüğü
- Zat işleri müdürlüğü
TAŞRA TEŞKİLATI
Vilayetlerde defterdarın idaresi altında
- Varidat müdürü
- Tahsilat müdürü
- Muhasebe müdürü
- Muhakemat müdürü
- Milli emlak müdürü
- İlçelerde malmüdürleri
şeklinde oluşmuştur.
Daha sonraları gelişen koşullara göre 2996 sayılı teşkilat kanunu çeşitli değişikliklerle şekillenmiş ve 178 ila 516 sayılı K.H.K. ile de taşrada,
Defterdarın idaresi altında
- Muhasebe müdürlüğü
- Muhakemat müdürlüğü
- Gelir müdürlüğü
- Vergi dairesi müdürlükleri
- Milli emlak müdürlüğü
- Personel müdürlüğü
- Saymanlıklar
- İlçelerde malmüdürlükleri ve ilçe vergi dairesi müdürlükleri
şeklinde oluşmuştur.
2996 sayılı teşkilat kanununa göre defterdarların vazife ve yetkileri ise:
Defterdarlar, vilayetler ve mülhak kazalar teşkilatının amiri olup muamelatın kanun hükümlerine göre cereyanını temin eylemek, merkez ve mülhak kazlardan sorulan suallere cevap vermek, kanuna muhalif hareketi görülenler hakkında takibatta bulunmak, tayinleri vilayete ait olan merkez ve mülhak kazalar maliye memurlarını sicillerini tutturmak vazifesiyle mükelleftir.
Defterdarlar müdüriyetler ve mülhak kazalara ait işlerin murakabe edilmesinden veya kendilerinden vaki olacak suallere cevap verilmesinden mesuldurlar.
Defterdarlar bulundukları vilayette maliye vekaletinin en büyük memurudurlar.
Kaynakça :
- Aşıkpaşazade Tarihi, Bilge Kültür Sanat, 2013
- Defterdar Sarı Mehmet Paşa Devlet Adamlarına Öğütler, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, 1987
- Maliye Teşkilatı Tarihçesi ve Mevzuatı, Maliye Bakanlığı Yayınları, 1994
A. Kadir İLBAŞ
Bir Cevap Yazın