En Uç Noktayı Gördüm

En Uç Noktayı Gördüm

Yaşamak bir yanardağın üstünde dans etmektir.

C. Salvandy

Gezmek ve özellikle yaz tatili yapmak bizim ailece tutkumuzdur. Bir kış boyu çocuklarım yazın denize nereye gideceğimizin hayalini kurarlar. Küçük oğlum Çığır’ın denizde açılma ve büyük oğlum Selçuk’un dalış tutkusu onlar için vazgeçilmezlerdendir.

Neyse bir Temmuz sabahı Nevşehir’den Antalya Lara’ya gideceğiz. Lara’da Maliye Bakanlığının Eğitim ve dinlenme tesisi var. Yol güzergahını daha önce Vergi Dairesi Müdürlüğü yaptığım Konya ilini tercih ettik. Neşe içinde yolculuğumuz devam ediyoruz. Konya’yı gezdik özlem giderdik. Öğle yemeğinde vazgeçilmez Konya kebabı ile etli ekmeğini de yedik. Yola koyulduk öğleden sonra Lara ‘ya ulaştık o gün dinlenmeye çalıştık.

Sabah kalktığımda galiba, ben daha tam olarak yol yorgunluğunu atmamış olmalıyım ki oldukça bitkin bir durumdaydım. Kahvaltıdan sonra sahile indik. Deniz oldukça dalgalı idi, bense dalgalı denizde yüzemem sahilde oturuyoruz. Belki bitkinliğim gider diye denize girmek istiyorum ama cesaret edemiyorum.

İleride bir duba var, gözüm ona takılıyor. İçimden dubaya kadar gidip dubada güneşlenmek geliyor. Nasıl olsa dubaya kadar yüzer orada dinlenir dönerim ve böylelikle bitkinliğimde kaybolur diyorum. Ben gitmek isteyince oğlum Selçuk “baba yorgun olduğunu söylüyorsun, üstelik denizde dalgalı gitme” demesine aldırmadım. Sahilden dubaya 200-300 metre olan mesafede bile yorgunluk hissettim Ama içimde bir şey git açılırsın diyordu. Peşimden Selçuk geliyor. Beraber denize açıldık. Dalgayla boğuşarak dubaya ulaştık. Selçuk genç, bir çırpıda dubaya atladı çıktı. Ben dubanın sağına soluna bakıyorum, çıkmak için merdiven yok ve dubanın yüksekliği fazla. Zorladım çıkamadım birkaç kez denedim olmadı. Zaten yorgun ve halsizim. Selçuk “baba ben ineyim omzuma basarak çık” dedi. Çocuğumu riske atmak istemedim, kıyamadım ve olmaz dedim. Dubadan zar zor tutunuyorum, “Selçuk yardım iste” diyebildim sadece. Selçuk’un bir çırpıda sahile ulaştığını ve yardım istediğini görüyorum.

Bense bu arada tarifi imkansız bir şekilde zor durumdayım. Artık ağırlığımı taşıyamıyorum ve tutunduğum dubayı bırakmam an meselesi. Elimi çektiğimde çaresiz sulara gömüleceğimi biliyorum çünkü tamamen tükendim artık. İşte tam o anda çok ilginç bir şey oldu Tahminen bir dakika içinde neredeyse tüm hayatımı yeniden yaşadım ve bildiğim duaları okudum ve kendi kendime şunu söylüyorum “Yüce tanrım onca sıkıntı ve mücadelenin sonunda şu 5-6 metre derinliğindeki denizde boğulmak mı vardı” Ben ne yapıyorum diyorum.

O anın ifadesi hiç anlatılmaz sanki ve sanki yirmi katlı bir binanın balkonunda asılısınız, an meselesi elinizi bıraktığınızda kurtuluşunuz yok. Bir dakika içinde bir insanın tüm hayatını yaşadığını inanılmaz bir his ve zaman içinde yaşadım ve sanki o bir dünyaya gittim ya da yaşamın bittiği o noktayı gördüm. Bu düşünce içinde nasıl oldu ve ne oldu bende şu an bile bilemiyorum, Dubayı bıraktım ve dönerek dubaya bir tekme attım o dalgalar içinde nasıl sahile ulaştım hatırlamıyorum ve yarı yolda insanların geldiğini hayal meyal görüyorum. Sahile uzandım şuurum yerinde ama bir 10-15 dakika dinlendim. Tanrıya şükür iyiydim.

İşte o gün yaşamla ölüm arasındaki en uç noktayı ve o sır köprüsünü gördüm. Bir dakika içerisinde insanların neler yaşayabildiklerini ve uzun yaşamlarının yine bir dakikalık süre içerisinde gözlerinin önünden geçebileceğini o yılları sanki yeniden yaşayabildiklerini gördüm.

Bu olay bana şunu anlattı ki; bir şeyi fazla zorlamayacaksınız ve yapamayacağınız bir şeyi ısrarla yapma yoluna gitmeyeceksiniz.

A.Kadir İLBAŞ


A.Kadir İLBAŞ

1971 yılında Ankara Ulus ve Yeğenbey Vergi Dairesi Müdür Yardımcısı, 1974 yılında Konya 1 Nolu Vergi Dairesi Müdürü ve 1977 yılında Rize Defterdarı olarak görev yaptıktan sonra sırasıyla Rize, Nevşehir, Zonguldak, Denizli, Çorum, Erzurum ve Sivas illerinde Defterdar olarak görev yapmış ve görevleri sırasında pek çok ilde çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının yönetim kurulu üyeliklerinde bulunmuştur.

Şu ana kadar 1 yorum

oğlun Yayın tarihi3:50 pm - Ekim 24, 2022

Tanıdığım en savaşçı ve cesur insansın. İnatçılığım ve savaşçı yanım sana çekmiş. Çok yaşa babam

Bir Cevap Yazın